Birkaç gündür çalıştığım alan ile alakalı nasıl bir içerik oluşturabilirim diye düşünürken, oluşturduğum içeriğin de daha anlamlı olabilmesi için öncelikle kendi kariyer yolculuğumdan bahsettiğim detaylı bir içerik hazırlamaya karar verdim. Bu yazıyı hazırlarken belli noktaları öne çıkararak benim yolculuğumdaki önemlerini ayrıca ifade etmeye çalışacağım.
Öncelikle ben şu an Kariyer.net şirketinde Growth Marketing Executive olarak çalışıyorum. Daha spesifik olarak bir tanım yapmak gerekirse de B2B müşteri sayısının artırılması ve mevcut müşterilerin de platformu tekrar tekrar kullanmaya devam etmesini sağlamak üzere çalışmalar yapıyorum. Gidecek çok yolu olduğuna inanan biriyim ancak buraya gelene kadar yolculuğum nasıldı? Hadi anlatayım.
Bir işe girmeden öncesi
2017 yılında bir staj ile profesyonel olarak pazarlama kariyerime başlamış olsam da ben buradaki asıl zemini çok daha önceden oluşturduğuma inanıyorum. 2008 yılında öğrenmeye başladığım WordPress ile birlikte hem kendi mini projelerimi geliştirmeye, hem de bu işten para kazanmaya yavaş yavaş başlamıştım. Kendimi en çok geliştirdiğim kaynaklar ise forum siteleriydi.
Burada bir iki cümleyle geçiştirdiğime bakmayın, internette ne varsa merak eder incelerdim. Yaş olarak yetişenler beni daha iyi anlayacaktır: azbuz.com, tr.gg, ücretsiz forum kurma siteleri gibi birçok hizmeti ben daha ortaokuldayken kurcalayıp kullanıyordum. CHIP, Byte gibi teknoloji dergilerini alıp inceliyor, DVD’lerdeki uygulamalardan merak ettiklerimi kurup mutlaka deniyordum.
Merak etmek ve zamanımı merak ettiğim şeylere ayırmak beni yeni şeyler öğrenme konusunda çok geliştirdi.
Önce kendi projelerimde Google reklamlardan, mini içerik çalışmalarından daha sonrasında da freelance olarak hizmet vererek internet siteleri oluşturarak kazanç sağladım. Bu sırada tanıştığım insanlarla da ortak işler yapma fırsatım oldu. Forum siteleri bu açıdan çok faydalı oluyordu. Şimdi forumların yerini Twitter, LinkedIn gibi platformlar aldı diyebiliriz.
Burada tabi bu işleri bulmak, iş yapma sürecini deneyimlemek farklı bir olay. Geçmişte işler genelde forum sitelerinin ilgili bölümlerinden bulunurken artık freelance çalışmalar için tonla platform bulunuyor. Bu platformlarda da rekabet çok yüksek artık ancak işinizi iyi yaptığınızda bir süre sonra rekabete gerek kalmadan referans ile işlerinizi artırma şansınız da çok yüksek.
Bu yüzden bir işi seviyorsanız ve bu işten para kazanarak hayatınızı devam ettirmek istiyorsanız ilk paranızı kazanmanın zor olmasından doğal bir şey yok. Bir süre sonra başladığınızda sizin yerinize tercih edilen deneyimli kişinin gelecekte siz olabileceğinizi unutmayın.
Sevdiğim işi yapmak ve bundan para kazanmak benim için çok motive ediciydi. Bunu tabi o zamanlar profesyonel bir işten ziyade, bilgisayar başından bir şeyler yapıyorum ve para kazanıyorum modunda değerlendiriyordum. Keyfi de başka yani.
İlk adım ve staj deneyimim
2017’de unisbul.com üzerinden yaptığım bir staj başvurusuyla birlikte aslında profesyonel kariyerimi de başlatmıştım. Staja başladığımda neyin içinde olduğumun çok da farkında değildim. Butik bir ofiste, global bir işletme koçluğu firmasının pazarlama departmanında çalışmaya başladım.
Şu an her ne kadar daha dijital pazarlama odaklı çalışmalar yapıyor olsam da bu iş pandemiye kadar fiziksel olarak da birçok şey hazırladığımız, dijital pazarlamaya daha ilk günden giriştiğimiz ve iş hayatına dair birçok şeyi deneyimlediğim bir süreç oldu benim için.
Staj yaparken okulum da devam ettiği için benim için günler genellikle çok yoğun geçiyordu ancak bu yoğunluğun yanında çok fazla şey öğreniyordum. Bu noktada tabi yönetici vizyonu da çok kritik oluyor. Şanslı olduğum nokta üstümde olan herkesin her zaman yeniliklere ve öğretmeye açık olup bana yeni yollar yaratıyor olmasıydı diyebilirim. Tabi üstlerinizde bu hevesin oluşmasında sizin de hevesinizin etkisi oluyor.
Stajyer pozisyonundayken neler yaptığıma şöyle bir baktığımda beni en çok geliştiren şeylerin bildiğim şeyleri yapmak değil de bilmediğim şeyleri yapmak olduğunu söyleyebilirim.
Staja başladığımda roll-up, cmyk rgb, brand guide, landing page, crm, lead, retention, funnel vb. birçok terimi ilk defa duymuştum. Böyle etrafımda Çince falan konuşuluyor gibi hissediyordum.
Tabi başlangıçta bu durum biraz heves kırıcı olabiliyor ancak bi noktadan sonra hakimiyet artıyor, hatta biraz da şöyle ki bildiğim şeylerin pazarlama ile nasıl bağdaştırılabileceğine, bir işletmenin pazarlama başlığında nelere ihtiyacı olduğuna gibi konularda kafa patlattıkça yaptığım şeylerin de kalitesi arttı.
Diğer taraftan benim yolculuğum böyle olmasa da stajı çeşitlendirmek de çok önemli bir konu. Bazen asıl ilginizin farklı bir departmanın yaptığı işlerde olduğunu da fark edebilirsiniz. Hatta bazen aynı departmanlar farklı firmalarda çok farklı işler yapıyor da olabilir.
Burada önemli bir nokta var. Staja başladığınız yer küçük bir ekip ise maalesef farklı departmanlar, kurumsal yapı biraz algınızın dışında oluyor. Biraz ihtimallerin farkında olamayabiliyorsunuz.
Eğer kendinizden eminseniz departmanınızı da seçerek staj yapabilirsiniz ancak eğer iş hayatında çok yeniyseniz daha kurumsal yapılarda daha farklı ihtimalleri görebilmek sizin için faydalı olabilir.
Benim için ürün ve pazarlama ilgimi çeken her şeyin bir araya geldiği keyifli bir başlık olduğu için farklı şeyleri görmek gibi bir hevesim olmadı.
Tam zamanlı çalışmaya geçiş
Staja başladığım şirkette üniversiteyi de bitirdikten sonra tam zamanlı olarak çalışmaya başladım. Yaklaşık 2019 yazı gibi diyebilirim. Tam zamanlı çalışmaya başlamanın psikolojisi biraz daha farklı oluyor. Hem beklentiler değişiyor, hem yaşam tarzınızı artık buna uyarlamanız gerekiyor gibi biraz daha iş yaşam dengesi noktasında sizin de el atmanız gereken noktalar belirmeye başlıyor.
2020 ile birlikte pandeminin hayatımıza girmesiyle aslında burada benim için iş farklı bir noktaya evrildi. Çok hızlı bir şekilde o kadar çok şeyi dijitale adapte etmemiz gerekti ki burada çok hızlı deneyim kazanma fırsatım oluştu.
Bu hızla birlikte aslında biraz daha Growth Hacking diyebileceğimiz, daha hızlı ve etkili sonuçlara gidebilecek işlere giriştik. Bir pazarlama hunisi oluşturmak, bu huniyi ölçekleyebilmek için otomasyonlar oluşturmak, gelen taleplerin sınıflandırılması ve lead qualification süreçleriyle sürekli optimizasyonlar yapmak gibi aslında süreci komple ele almak gereken konularda deneyim kazanmaya başladım.
Tüm bunları yaparken tabi en kritik konu bunun sistematik olarak çalışabilen, olabildiğince az aksaklıkla çözülmesi planlanan süreçleri tasarlayabilmekti.
Başarılar, deneyimler ve dahası…
Yaklaşık 5,5 yıla dayanan ilk iş deneyimimde o kadar çok şey öğrendim ki, bunları öğrenebilmemin en büyük sebebi belki de yaptığımız projelerdi. Birkaç şeye sığdırmak çok zor tabi ancak benim gözümden öne çıkan projelere şöyle bir bakarsam;
İlk büyük projem firmanın tüm internet sitesini yenilemekti. Burada kurumsal bir siteyi oluşturmanın inceliklerini öğrenme fırsatım oldu. Bununla birlikte lead odaklı, dönüşüm odaklı sayfa tasarımlarına odaklandım. CRM kavramı hayatıma girdi, marketing funnel ile tanıştım.
İkinci büyük deneyimim global bir şirketin Türkiye haklarının alınmasıyla, merkez ofisi olarak lansmanını yapmamız oldu. Burada PR süreçleri, dijital reklamlar, basılı materyaller derken büyük bir etkinlik operasyonu yürütüldü. Tüm bu süreçler beni pazarlamanın çok da daha önce uğramadığım alanlarına çekti.
Globalde gerçekleştirilen bir eğitimi ilk defa Türkiye’de gerçekleştirmemiz, yine benzer şekilde yüzlerce işletme sahibinin katıldığı organizasyonlar düzenlememiz gibi büyük işlerin altına girişebilmemiz ne yapmamız gerekiyorsa onu yapıyoruz ve ilerliyoruz hissiyle özgüven tazeliyordu.
Pandemi ile birlikte fiziksel tüm iş süreçlerini dijitale taşımak, bununla birlikte mevcut dijital süreçleri optimize etmek gibi bir iş yığını önümüzde belirmişti. İşletmeler için oldukça zorlu olan bu dönemde gerek ücretsiz, gerek ücretli birçok farklı projeyi gece gündüz demeden çok çok hızlı biçimde ortaya koyuyorduk. Burada edindiğimiz deneyim ve pazarlama başarıları o kadar iyiydi ki şirketin global ofisi bizim süreçlerimiz hakkında bilgi alarak bu konuda yavaş kalan ülkelere örnek olarak anlatmamızı sağladı. Bu bize bambaşka bir kapı açarak globaldeki diğer ofislerin pazarlama ekiplerine hizmet vermemize kadar uzandı.
Dijitalde gerçekleştirdiğimiz işlerin de etkisiyle Portekiz, Almanya, Fransa, İrlanda ve Avustralya ofislerine hizmet verme fırsatımız oldu. Bu ülkelerin hepsiyle iş yapmak, iş yapma şekillerini görmek benim için eşsiz bir öğrenme oldu. İngilizce konusunda da kendi bariyerlerimi aşmamı sağlarken, 1 hafta kadar Fransa’da fiziksel olarak çalışma deneyimi yaşamama kadar giden çok keyifli bir dönemdi.
Hedefleri olan bir şirkette küçük bir ekip ile büyük işler başarabilmenin hazzı ve öğrettikleri kesinlikle bambaşka. Pazarlamada dikeyde değil de yatayda kendini geliştirebilmek ve iyi bir zemini oluşturabilmek için mutlaka farklı alanlar hakkında projelerde yer almayı denemelisiniz.
İlk iş değiştirme
Belli bir noktadan sonra her ne kadar alışkanlıklar ve çalıştığınız şirketin iş süreçlerine hakimiyetiniz size daha rahat bir alan sunmaya başlasa bile eğer benim gibi biriyseniz bu sizi rahatsız ediyor. Rahatsız eden şey elbette rahat çalışmak değil, belli noktada monotonlaşan ve kendinizi bir üst seviyeye çıkaracak bir adım atmanız gerektiğini hissettiren şeyler oluyor.
Benim için bu noktada yavaş yavaş yeni kariyer beklentilerim oluşmaya başlamıştı. Özellikle butik bir ekipte çalışırken deneyimleyemediğim kurumsal süreçler, uzaktan çalışma ile kaybolmaya başlayan ofis çalışmasının kendimce gerekliliği, daha büyük projelerde çalışma isteği gibi biraz aslında bir basamak ileri gitmek gibi düşünülebilecek şeylerdi bunlar. Ben bunları düşünürken bir şekilde yollarımız Kariyer.net ile kesişti ve benim için hiç de kolay olmayan ilk iş değiştirme sürecim başladı.
Ben genel anlamda kariyerimde erken yaşta edineceğim deneyimlerin beni ileri yaşlarımda rahata erdireceğine inandığım için uzaktan çalışmayı ne kadar rahat bulsam da kalabalık ekiplerle ofiste çalışmanın kesinlikle gerek hızlı deneyim aktarımı, gerek network, gerekse insan ilişkilerinde gelişmek için kritik olduğuna inandım. Bu yüzden de karşıma çıkan fırsatlarda bunu kendime bir kriter olarak koydum.
Buraya ayrı bir başlık açmamın özel sebebi aslında iş hayatınıza butik bir ekipte başlayıp, birlikte çok fazla iş yaptıysanız ve birçok anı biriktirdiyseniz bunun işin ötesinde bir ilişkiye dönüşerek ayrılık süreçlerinin zorlaşmasıdır. Burada gereken dengeyi ve kararlılığı bir arada yürütemezseniz olaylar biraz sarpa sarabilir. Bir süre sonra da zaten öğreneceğiniz şey profesyonel ilişkiler ile kişisel ilişkilerinizi olabildiğince ayrı tutabilmek oluyor. Türkiye’de bu ilişkiler çok büyük oranda bu şekilde geliştiği için ilk iş yerinize karşı oluşan minnet ve sevginizin sizin için bir körlüğe dönüşmemesine dikkat ederek mutlaka kariyer yolculuğunuza odaklanıp gerekli adımları da atmanız gerektiğini unutmamalısınız.
Kariyer.net maceram
Şu an devam eden bir süreç olduğu için özetlemek çok mümkün olmuyor ancak kurumsal bir firmada yüzlerce kişilik ekiplerle büyük hedeflere koşarken gerek ekip, gerek projeler açısından girişimci bir ruhu da hissedebilmek güzel bir his. Eminim burada da anlatılacak birçok güzel hikaye birikecektir. Zamanı geldiğinde onları da paylaşabilmek dileğiyle…
Ve kapanış…
Bu upuzun yazıyı artık sonlandırmak iyi olacak gibi. 2024 yılındayız ve dikkat sürelerimizin saniyelerle ölçüldüğü bir dönemde böyle uzun uzadıya anlatmak çok akıllı işi değil ama içimden geldiği gibi yazmak isteyince böyle oldu. İnsanın kariyer yolculuğu her zaman sürprizlere ve yeni deneyimlere gebe, umarım sizin için de her şey sizin için en iyisi olacak şekilde karşınıza çıksın.