Bir Yeniden Başlama Hikayesi

Merhaba, bu yazı bir türlü üretmeye odaklanamayan ve motivasyonunu toparlayamayan şahsımın yeniden üretici tarafa geçiş yapma yolculuğunu anlatıyor. Keyifle okumanızı, belki de “aynı ben” diyeceğiniz anların olmasını umuyorum.

Öncelikle, şu an ne yaşıyoruz?

Twitter (alışabildiyseniz X), Instagram, TikTok, YouTube, LinkedIn derken sürekli tüketici ve alıcı konumda olmaktan hem çok sıkıldığım hem de buna engel olma noktasında da bir türlü motivasyonumu toplayamadığım bir dönemdeyim.

İşin mutfağına da hakim birisi olarak, bu uygulamaların ürün ve pazarlama ekiplerinin en kritik hedeflerinden birinin ekran süresini uzatmak olduğuna şüphe yok. O yüzden “ya bende bir problem mi var, neden bir türlü bırakamıyorum şu telefonu” diyorsanız, sizde de bir problem yok aslında.

Büyük ihtimalle kullanıcı deneyimine sabah akşam kafa patlatan ekipleri, bizim her ekran hareketimizi analiz edip bize en akıcı deneyimi sunmak üzere çalışıyor. Biz de bu akıcılığın içinde sürüklenip gidiyoruz. Aslında sadece bizden bekleneni yapıyoruz ve bu manipülasyona karşı doğal olarak kolaya kaçıyoruz.

Şimdi klasik sosyal medya bağımlılığı sizi ele geçirmesin, aman şunu yapın bunu yapınlara girme niyetinde değilim. Aslında olaya farklı bir noktadan yaklaşmak istiyorum.

Neden tekrar üreten tarafta olmak istiyorum?

Bu noktada aslında biraz da geçmişimden bahsetmek konuyu daha anlamlı hale getirebilir. Ben 2008 yılında WordPress ile tanışıp, lise yıllarımda onlarca arkadaşımın içerik ürettiği blog siteleri kurup, üniversite zamanlarımda hobilerimle alakalı yazılar yazarak bundan çok keyif aldığım zamanlar geçirdim.

Ürettiklerim sayesinde para da kazandım, halen devam eden arkadaşlık ilişkileri de kurma fırsatım oldu. Sonrasında iş hayatıydı, hayat telaşıydı derken bu konulara uzak kaldım. Biraz da hobim işime dönüştüğü bir noktaya gidince herhalde orada da bir şeyler koptu.

Benim için üretmenin matematiği

Son zamanlarda artık bir şeyler üretme noktasında sürekli içim gıdıklanmaya başladı. Sanırım buradaki en büyük tetikleyicilerden biri de kendi alışkanlıklarım.

Örnek vermek gerekirse, bir konuyu merak ettiğimde bu konuda içerik üreten birinin deneyiminden faydalanmak benim için çok değerli ve aslında günün sonunda içerik üreticisi dijitalde benim ulaşabileceğim bir iz bırakıyor. Ben de onunla aynı konuda ilgisi olan veya onun deneyimine ihtiyaç duyan biri olarak bundan faydalanıyorum.

Ben de daha sonra bu öğrendiklerimi gerek işimde gerek hayatımda çevremdekilerle paylaşıyorum ve benim etki alanım çevremdekiler oluyor. Daha doğrusu çevremdekiler ile sınırlı oluyor. Bu yüzdendir ki bir şekilde kendi profesyonel alanım veya ilgi duyduğum alanlar ile alakalı dijitalde de bir iz bırakmam gerektiğine inanıyorum. Bu hem sahip olduğum bilginin etki alanını genişletirken hem de bana keyif verecek bir rutine dönüşecek gibi düşünüyorum.

Aslında şu an bu içeriği üreten kişi ile aramızdaki en temel fark şu: üretici bir vakit ayırarak bu içeriği üretiyor, bir iz bırakıyor ve artık bir şekilde bu içerikle birlikte bu konuda var oluyor. Günün sonunda üretmek, sadece bir içerik sunmakla sınırlı kalmıyor, üreticisini de bu fikirle birlikte var ediyor. Bu biraz derin bir yaklaşım gibi görünebilir ancak günün sonunda emek verip öğreniyor, deneyimliyor ve bir şeylere ilgi duyup bundan zevk alıyorsanız, size benzer insanlara destek olmak, ilham olmak ve onlarla bir iletişim kurabilmek için bir iz bırakmak daha değerli bir hal alıyor.

Üretme motivasyonunun içsel bir tatmine dönüşmesi

Biraz da farklı bu boyuttan bahsetmek istiyorum. Sanırım üretmenin maddi bir motivasyon ile değil de içsel bir tatmini besleyeceğine inanmak da farklı bir boyut. Demek istediğim şeyi biraz daha açmak gerekirse, içerik üretmenin bence iki farklı yolu var:

  1. Çok fazla gündem olacağına inandığınız konularda içerik üreterek bundan gelir sağlama amacı güdebilirsiniz.
  2. Kendi yetkinlikleriniz veya ilgileriniz ile alakalı bir arkadaşınıza anlatırmış gibi anlatmaktan keyif alırcasına içerik üretebilirsiniz.

Ben şu an kendimi ikinci seçeneğe daha yakın hissettiğim bir noktadayım. Bu yüzden de artık bazı şeyleri farklı yaparak, kendimde bu içsel tatmini oluşturmak istiyorum.

Ben ne anlatacağım?

Evet, gelelim sadede. İçerik üretmek istediğim konuların iki temel kategorisi olacağını düşünüyorum. İlki profesyonel yetkinliğimden gelen içerikler olacak, ikincisi ise kişisel ilgilerimden gelen içerikler. Profesyonel deneyimim genel anlamda marketing, daha özel bir başlık olarak incelemek gerekirse de growth marketing konularını kapsıyor diyebilirim. Kişisel ilgilerim konusunda başlık vermek çok zor olsa da girişimcilik, teknoloji ve son zamanlarda arabalar sanırım öne çıkar. Burayı sınırlamak zor tabi, anlattıkça neler çıkacağını göreceğiz.

Üretmeyi düşünür müydünüz?

Tüketmek ne kadar kolaysa, üretmek de bence o kadar keyifli. Anlatmaya değer bir birikiminiz olduğuna inanıyorsanız, siz de bir iz bırakabilirsiniz.

Bu da benim uzun zaman sonra bıraktığım ilk iz olsun.